“birbirimize bikaç aşk kadar geç kalmış olmasaydık…”
– Acı Gerçekler: Aciz İnsan, ne geleceği görebiliyor, ne geçmişi anlayabiliyor ne de bugünü tayin edebiliyorsun. Hayatın bir keşkeler yumağı! Hep yanlış adımları attın ve kafese kendi ayaklarınla girdin. Şimdi de “ah vah” ediyorsun. Hiç akıllanmayacak, hiç ders almayacaksın sen.
– Aciz İnsan: Bak, geleceği göremeyeceğim ortada ama “geçmiş” ve “bugün” konusunda haklısın kabulüm. Ama yine de bütün bu başıma gelenler, hep senin yüzünden sen de bunu kabul et! Senin dayatmaların beni bu kararları almaya itti. Çünkü o günlerde sen “yalnızlık” elbisesi giymiştin. Bir can simidi olur düşüncesiyle aldım o kararı biliyorsun. O yüzden de yeterince düşünmedim… Sen beni o kadar sıkmasaydın belki bu karara varmayacaktım. Ama kimse yoktu etrafımda. Başımı ne dizine ne de göğsüne yaslayacağım hiç kimse! Yalnızlık bütün acısı ve dayanılmazlığıyla hayatımdaydı. Ve nihayet keşkeler yumağına bir sarmal daha eklendi. Sayende!
– Acı Gerçekler: Neden “sabredemedim” demiyorsun? Neden suçu hep bana yüklüyorsun? Sen de çok iyi biliyorsun ki sabretseydin, olacaktı. Aşk bulacaktı seni. Ama sen ne yaptın? Beklemesi acı da olsa aşkı değil hazırı seçtin! Şimdi de ağla bakalım. Ama sana tavsiyem, bir daha ideallerinden vazgeçip ufak hesaplara dalma tamam mı?
– Aciz İnsan: Söylemesi kolay tabi! Ama senin de bahsettiğin gibi geleceği göremiyorum! Bu yüzden korkuyordum “hep böyle devam edecek” diye. Nerden bileyim aşkın yıllar sonra beni bulacağını? Nerden bilirim böyle gafil avlanacağımı? Her şey kendi seyrinde devam eder diye düşünmüştüm. “Böyle de olur” demiştim. “Ne olmuş ki! Herkesin hayatında aşk mı var sanki” demiştim. İşte aciz bir varlığın yaptığı aciz bir hesap! Haklısın galiba suç senin değil, sana rağmen, yalnızlığın bütün acısına ve dayanılmazlığına rağmen sabretmeliydim. Yapmadım/yapamadım. Şimdi yapacak tek şey: “Unutmak”!
– Acı Gerçekler:
Kendin dertleri açtın başına,
Ah, anlamdın hiçbir zaman kendini,
Tıpkı beni anlamlandıramadığın gibi!
Şimdi ah vah etmek boşuna,
Unutmaya çalış bu derdini.
Son olarak söyleyeceklerim bunlar. Kendine iyi bak. İyi bak… İyi…