“seni düşüne düşüne, düşüme bile giriyorsun”*
Acaba bu dertten muzdarib başka kimse var mıdır: Geceleri rüya göremiyorum! Oysa bedava bir sinema gibi gelir bana rüyalar… Hem seyirci hem de oyuncuyumdur… Hem başrol hem de tek seyirci… Vallahi dünyanın parasını dökseniz kimse size bu imkânı vermez…
Kâbus görmek bile güzeldir… Tabi herhangi bir rahatsızlıktan dolayı süreklilik arz etmiyorsa!
Nadiren rüya görsem bile uyandığımda unutmuş oluyorum, gördüğüm rüyaları… Ama inanın bu duruma bile razıyım! Vallahi rüyalar renk katıyor insanın hayatına… İnsanın gündüz uyandığında hafızasının fantastik, romantik veya gerilimli bir hal taşıması gerçekten de çok güzel bir his!
Bazen “Acaba uyanıkken çokça rüya görmemden mi, uyurken rüya göremiyorum?” diye düşünürüm. Yani gündüzün kurduğum hayallerden midir, geceleri rüya görememem? Zira hayal ve rüya kardeş gibidirler. Sadece, rüyada tamamen olmasa da bir istem dışılık durumu var. Ama rüyalarımızın çoğunun bilinçaltımızdan kaynaklanıyor olduğunu düşünürsek bu istem dışılığın da etkisi pek kalmıyor! Bir de rüya, diğer kardeşine göre daha tatmin edici… O kısa an için bile olsa aynen gerçek gibi yaşıyoruz… Bazen bu gerçek gibi yaşadığımız olaylar, “gerçeküstü” olsalar bile! Dağları aşıp, bulutlara dokunuyor, hasret gideriyor, sarılıyoruz…
Kimi zaman görmek istediğim rüyaların dahi hayalini kurarım… Özellikle de özlediğim kişileri, şeyleri rüyamda görmek isterim. Hayalini kurarım hayallerimin… Mesela annemle çok sık görüşemiyorum. Bu görüşememenin beni iyice sıktığı ve bu sıkkınlığı normal yollarla aşamadığım zamanlarda bir “anne rüyası” düşler, dua ederim… Rüyada bile olsa görüşebilmek için!
Hâsılı insanız! İnsan olmamız hasebiyle de eksik ve muhtacız. Tabi her eksiğimizi ve ihtiyacımızı gideremiyoruz. Hamdolsun ki rüyalarımız var! Hamdolsun ki hayallerimiz var!
— Tatlı rüyalar… Tatlı hayaller…
özlemleriniz sizi çokca rüya görme isteğiyle buluşturuyor sanırım,kıymetli annenize duyduğunuz özlem,ince ince burkuyor yazı ve şiirlerinizi okuyanları,dileğim açılmaz kapıları açan Rabbim,size annenizle daim buluşma kapısını aralasın dost,eyvallah….
ne yazık ki dostunuz hep hayal kırıklıkları yaşayan bir adamdır. birilerine karşı beslediği derin sevgi duygusunun çoğu kez karşılığını bulamamış bir bedbahttır. annem için de böyle oldu sanırım! zira 15 yıl aradan sonra gerçekleşen vuslat, başladığı gibi devam etmedi. yazık ki bunu çok acı olarak yaşıyorum! hani bazen ısrar istersiniz ya bir davete! aslında gitmek istiyorsunuzdur hem de çok… yine de ısrar beklersiniz ki bu karşı tarafın da size verdiği kıymeti görmek istemektir. eğer beklediğinizi bulamazanız hayal kırıklığı yaşarsınız hem de en onulmazından. öyle fanileriz işte! fani olduklarını bile bile yönelen fanilere.
yaşadıklarınızda tamamen haklısınız,ne olursa olsun beklentiniz,hiçbir karşılık beklemedende verebilen annenizden…
onun için haklısınız dedim,belkide dost annenizinde açıklayamayacağı sıkıntıları vardır,elbetteki evlat bunları görmek yada duymak istemez,tek istediği annesidir haklı olarak ama belki diyorum sadece belki…
üzülmeyin lütfen,eşiniz yavrularınız ve dostlarınız yaralarınıza merhem olacaktır inşallah…selametle dost….