ikindi suları bir cami avlusu…
ve daldığımız sohbet.
sanki yetmezmiş gibi bu rahmet,
bir de saçlarımızı ıslatan rahmet!
hamdet!
…
ama
arıtamamak kendini buralarda bile;
dünyanın kirinden, günahından…
bakamamak öteye, bir cami duvarından.
gözler yerde, günah akıyor omuzlardan.
paçalar kirli, yer-yüzüne bırakılan isyanlardan.
…
hep bir gelgit.
çağın hastalığı bu!
bir yanımız ak, bir yanımız kara,
ve yüreğimizde şeytanın açtığı bir yara,
ağla!
kardeşim ağla!
düşmüşüz dara!
bu hayâsız, bu münafık çağa…
…
“elbet bir gün!” deyip de avunmak…
yetmiyor anlıyorum!
ama “elbet bir gün, elbet bir gün…”
temizleyeceğiz,
yüreklerimizi ve şehirlerimizi,
şeytandan ve cümle dostlarından.
…
iman ediyorum!