“Merhaba” demiştik henüz! Gelmedi ardı. Neyleyelim gelmedi! “Belki bir gün.” dedik, “belkisi” çok zayıf, “bir gün”ü çok uzak; “belki bir gün”…
Olmuyor işte! Dizginleri elimizde değil hayatın. Terkisi hiç müsaid olmayan, bu deli hayatın! Hoş, senin de hayatımın terkisini hayal ettiğinden emin değilim ya! O da başka bir buhran, başka bir sızı bende. Şimdi sen kal, ben gideyim, “keşkeler” kalsın bende.
Ne kendime ne sana ne de başkasına zulmetmeye hakkım yok! “Eyvallah” deyip gitmeliyim, içindeki “Allah” lafzına sarılarak. “Derdimi azalt”, duası ve umuduyla… “Yarım kalan soluğum”, eyvallah sana eyvallah… İndi perdeler, henüz başlamadan oyunum(uz)!