Yollar seni gide gide usandım
Çok gencim şiire yeni başladım ansızın gelme
Sesin gelsin önce belli belirsiz
İlkin tanımamalıyım sisler içinde olsun yüzün
Bir on yıl düşlerde
Habersizden gelme ansızın
Bir on yıl da inanmaksızın geçsin senden gelen muştuya
Sonra rüzgârlarda, yazlarda, kışlarda, yağmurlarda
Azeri türkülerde, hüzzam şarkılarda gel
Konakta medeni dünyanın tam ortasında
Kendi sefaletine şaşıran
Şaşırdıkçasaçmalayan, terbiyesizleştikçe öç aldığını sanan lostracı kopillerde gel
Bir onyıl da böyle
Kütüphaneler dolusu kitaplarla gel
Patikalar, uzun yollarla
Kasetler zatınla kaim
Herkes seni konuşsun onlarca yıl
Dağılan ordularım toplansın, mitingler, uzun şarjörlerde
Göğekini biçsinler binlerce kanlı gömlekte gel
Şiirim tamamlansın sakalım apak
Başımda şaç, ağzımda diş kalmasın
Feri kaçsın gözlerimin ki yüzüne bakmaya, Sana tahammüle ancak takat getirsin
Ansızın gelme öyle birkaç yıl içerisinde
Ya sur üfürülsün, ya kabirler açılsın, dağlar, denizler yürüsün
Bu akıl bu can varken bende yalvarırım ansızın gelme
Aramızda mutlaka bir berzâh bulunsun
Geldiğin gün benden söz edilmesin
Adım silinsin beşbin yıllık dağlardan ovalardan
Güveler kemirsin parşomenlerimi
Yalnız senin varolsun, artık varolmayan bana
Yalnız bana bakan, mübarek gözlerin.
Açıklama: Şiiri okuan Murat Kapkıner’dir. Fakat şair kim onu bilmiyorum. Murat Abi de olabilir başkası da. Çok aradım ama bulamadım.