siz orda öyle dururken selvi
güller içinden gülüşüyle sıyrılan
siz öyle gözlerime dolarken mai
renkler içinden b/akışıyla parlıyan
bu gamsızlık kimden vergidir
yahut ben gafil bir mecnun muyum
nerdeyse yıl oldu civarınızda
gözlerim size tevdi
ölümüm
ölümüm gelene dek size adandım,
bilmem ilginizi çekti mi
çalayağmur saçlarım var
yola düş/kün ayaklarım
kederimi ifade için
sararttım dişlerim
suyun gideremediği kirler edindim
ölümüm
ölümüm gelene dek sizi ağladım
bilmem rahat-sız mı ettim
…
nutkumu kesmem gerek ölmem
ve [...]
Mayıs, 2009 için Arşiv
aşka kaçarken ölüme tutulmak
Posted in şiir, etiketlendi aşk, ölüm, cevher kara, edebiyat, şiir on Mayıs 29, 2009 | 4 Yorum »
ölüme kaçarken aşka tutulmak
Posted in şiir, etiketlendi aşk, ölüm, cevher kara, edebiyat, gül, şiir on Mayıs 29, 2009 | 1 Yorum »
hanfendi beni aşka tutmayın
yetişmem gereken bir ölüm var
toprağıma sabırsız
kırmızı bir gülüm var.
-onu incitemem-
rica ederim beni saza tutmayın
demin de bahsettim
bir ölüm üzereyim
teşrif ederseniz size türkü söylerim
sağdan üçüncü kabir
-girişler güle tabidir-
yalvarırım beni şiire tutmayın
anca varırım cebimdeki kafiyelerle
bakın saçlarım telkin vermede
sizinle tanışmak güzeldi ama…
müsaadenizle.
-bakmak güzeldi, gözlerinize-
— sizi kalbimde kimsecikler görmez.
— efendim?
Bé Zeman Bé Zıman (Zaman-sız Dil-siz)
Posted in Müzik, İktibas, etiketlendi cevher kara, kürtçe, Müzik, mehmet atlı on Mayıs 28, 2009 | » yorum bırak;
.
.
………….Şarkılar kırık dökük aynalardır. Bir kısmımız onlardadır, her yanımız olmasa da. Mehmet Atlı’nın bu eseri de öyle. Yer yer mütercim… Dinlemek için tıklayabilirsiniz.
Gel denize yaslan yalnız denize
Posted in İktibas, şiir, etiketlendi cevher kara, edebiyat, mehmet akif inan, şiir on Mayıs 27, 2009 | 2 Yorum »
.
.
En iyi anlatış artık susmaktır
Anladım bunu ben seni bilince
Gel denize yaslan yalnız denize
Sırrını denizler taşır insanın
.
Mehmet Akif İnan
………..evveli hayal, şimdisi hayal, ahiri hayal.
.
.………..oysa yan yana durabilseydik, yangınlarımızı pervasız ve endişesiz sunabilseydik birbirimize dünya daha barışlı olacaktı.
hiçbir sokak yok mudur adımlarımızı kabullenecek, hiçbir deniz; şu iki çift göz için dalgalanacak. bütün rüzgârlar aciz mi saçlarımızı esintisiyle birbirine değdirmekten, bulutları küstürecek kadar mı bedbahtız da çekiliyorlar göğümüzden. hakikaten hiçbir noktası müsaid değil mi [...]