Beslemeler:
Yazılar
Yorumlar

‘Nesir’ Kategorisi için Arşiv

İşte gidiyorum

Ömrümün son faslındayım artık. Üstüme sarsak bir ağırlık çöktü. Büyük randevunun acı zili çalındı kulağıma. Söylenmedik sözlerin hasreti yapıştı dudaklarıma. Hey dünyadakiler duyuyor musunuz? Ben ölüyorum! Nefesim kesiliyor. Ayaklarımdan başlayarak canım çekiliyor. Ana, baba, bacı, gardaş yetişin! Hala, teyze, amca, dayı koşuşun! Ayrılık hüznünün acıklı şarkısı çalıyor kulaklarıma. Zamansız bir uykuya dalıyorum şimdi.
.
Ah! Nasıl [...]

Yazının Tamamını Oku »

kısa kısa anlata

.
…………..Oysa insanlığın, aydınlık bir gelecek adına beklediği “Paranın değiştiremeyeceği insanlar listesi”ni hazırlamamıştık daha. Ben, “Bir A4 yeter mi?” dememiş, sen ise her zamanki gerçekçi tavrınla “bir kartvizitin arkası bile fazla” diye müdahale etmemiştin. Belki de bir kıyısında çay diğerinde kahve akan, mis gibi sigara kokan ve sayısı hakkında bilgi veremediğim günlerce, kafamızı patlatacak, gözümüzü şişirecek [...]

Yazının Tamamını Oku »

kısa kısa vurgula

.
“Bu bahsi geçelim”
— Evet, o bahsi geçelim. Bir kalem alayım, kalemin üzerinde akışacağı bir kâğıt, biraz yağmur, yağmurun üzerine akacağı bir toprak ve son olarak; topkrakkokusutaşımacılığı için az miktarda rüzgâr. Evet, o bahsi geçtik, evet bütün bahislerden geçiyoruz biz. Biz? Ben ve arkadaşlarım. Arkadaşlarım? Kalem, kâğıt, yağmur, toprak ve rüzgâr… Bütün bahisleri bırakıp senin ismin [...]

Yazının Tamamını Oku »

bir hayalistin sayıklamaları.

………..evveli hayal, şimdisi hayal, ahiri hayal.
.

.………..oysa yan yana durabilseydik, yangınlarımızı pervasız ve endişesiz sunabilseydik birbirimize dünya daha barışlı olacaktı.

hiçbir sokak yok mudur adımlarımızı kabullenecek, hiçbir deniz; şu iki çift göz için dalgalanacak. bütün rüzgârlar aciz mi saçlarımızı esintisiyle birbirine değdirmekten, bulutları küstürecek kadar mı bedbahtız da çekiliyorlar göğümüzden. hakikaten hiçbir noktası müsaid değil mi [...]

Yazının Tamamını Oku »

“Arıyordu. Kilimin üzerindeki deseni tutmaya çalışan çocuk masumiyetiyle… Hakikati görüyor fakat elini her uzattığında desen yerine kilimi yakalıyordu. Halbuki elde etmek istediği; yalnızca kıvrımlarında sorularına cevap bulacağını ümit ettiği ve tüm benliğiyle arzuladığı desendi… Mescide girdiğinde beyninden vurulmuşa döndü. Bosna, Somali, Ruanda geçti gözünün önünden. Ezan sesine kalaşnikoftan çıkan mermilerin sesi karıştı. “Hayyal el felah’a” [...]

Yazının Tamamını Oku »

Hayat Veren Şeyler…

Kitab-ı Kerim’imizde öyle ayetlerle karşılaşıyoruz ve bu ayetler öyle can alıcı, öyle can okuyucu ayetler ki gözlerimizi nemlendiriyor, yüreğimizi sızlatıyor, uykumuzu kaçırıyor. İşte o ayetlerinden birinde Rabbimiz Azze ve Celle, bize bir tavsiyede, dünya ve ahiretimiz için çok hayırlı bir tavsiyede bulunuyor:

“Ey iman edenler! Allah ve Rasulü sizi, size hayat verecek şeye davet [...]

Yazının Tamamını Oku »

Guantanamo!

Acılarımız öyle derinleşti, öyle katmerleşti ki kabuğu yaralarımızın! Öyle ki o yiğitlerin zulmün elinden kurtulması için bir “tık”a dahi umut bağlar olduk! Ama şu bilinmeli ki Müslüman ümmete karşı sürdürülen bu küresel ve çok milletli saldırının devasını bu ve benzeri şeylerde gördüğümüzden değil, olur da bu çalışmalar hedefine ulaşır da daha fazla acı çekmezden kurtulurlar [...]

Yazının Tamamını Oku »

Geciken Bir Bayramın Yazısı.*

Dergimizin kitapçı raflarında yer alacağı 1 Eylül günü muhtemelen Ramazan ayına girmiş olacağız. “Muhtemelen” diyorum zira henüz Ramazan’ın ruyet-i hilale (hilalin görünmesi) göre mi, yoksa astrolojik takvime göre mi başlatacağına karar verememiş bir ümmetiz. Her alanda hissettiğimiz tefrika hastalığımız, mübareğin başlamasıyla tekrar nüksedecek!

Birileri çıkıp, suçu Araplar’a atacak. Onların cahilliğinden, teknolojiyi yakalayamadığından, tıkıldıkları bedevi çadırlarından çıkamadıklarından [...]

Yazının Tamamını Oku »

Ağıt.

Resim: KATHE KOLLWITZ

On beş yıl boyunca göremediğim annemi bulalı iki buçuk üç yıl olmuş… Bulmuşum ama annem yüz kilometre ötedeki köyünden birkaç ayda bir gelip, şehirde bir veya iki gün ancak kalabiliyor. Meğer o meşum boşanma vakıasından sonra babam gibi o da evlenmiş. Buluşma yerimiz teyzemler… Yine öyle bir anın gecesi. Ben hanımı ve [...]

Yazının Tamamını Oku »

Allah (Subhanehu ve Teala) insanı yaratma gayesini idraklerimize sunarken “kulluk” der. Hatta bunu dolaylı ve dolaysız birçok kez ifade eder bize. Kulluğu da hayatın bütün yönleriyle kendisine has kılınması olarak açıklar. İnsanın tarihi de bu teklifi kabul edenler ve red edenlerin arasında süregelen bir mücadelenin tarihidir. Meşhur ifadesiyle bir hak-batıl mücadelesi tarihi, bir Habil-Kabil tarihidir. [...]

Yazının Tamamını Oku »

Önceki Yazılar»