Beslemeler:
Yazılar
Yorumlar

‘şiir’ Kategorisi için Arşiv

yankısız ve duasız

 
alınır, götürülürüz
mezbahalar şerefimize
n’olur alınmasın cellatlar
altın tepside hayatımız
ama bu onur var ya bu onur
cennet değerinde
 
cinayet mahallini belirlesinler
-bize göre hava hoş-
burada veya orada
ebu gureyb’de
guantanamo’da
en kral ölümler bizimdir.
-kimseyi elletmeyiz-
ama en dilsiz
en sizsiz.
cevher kara
not:yazara yazısı ithaf olunur,kendisi şuanda:ş.urfa e tipi kapalı cezaevi c5 koğuşunda yatmaktadır.dualar seninle  ahd’ine vefalı kardeşim.

Yazının Tamamını Oku »

Tut

.
Son kaya iniyor kuyu aydınlanıyor
Ses insanın derinlerde parlayan
Son isyan denemesi oluyor güzel
İçimde yaman tutuk bir şair doğuyor
Tut elimden
Dosta düşmana karşı bir iyi konuşayım
Tut
Kulede saat kırılmasın
Geyikler sağır
Rüyalar boğuk olmasın
.
Son kral ağlıyor, üstünde son kuş yoruluyor
Halkın kayıp annelere karşı saygısı yok
Tut elimden
Düşen tüyleri toplayalım
Tut
İsimsiz çocuk ağlamasın
Kuyuda ışık sönmesin
Kırk oda içiçe dönmesin
Halâyıklar sağır
Dualar boğuk olmasın
.
Son insan yürüyor
Tut elimden [...]

Yazının Tamamını Oku »

James Abbot McNeill Whistler – Harmonie in Blau und Silber: Trouville
.
.
.
kanatları çekilmiş bir güvercin için gök
cenaze yakınıdır üzgün görünmek ister
kerbela gazisi bir askerdir çünkü o
yorgundur yaralıdır aşka bürünmek ister
.
şimdi söyle kıraç bulut ne yer ne içersin gökte
haskadın civciv boğar öz dediğin üveyi
aranan kan
kimbilir kimin damarlarını süslüyor şimdi
ve bilir misin insana bir saldırıdır dişlerinin olmaması
ve göktür [...]

Yazının Tamamını Oku »

Josef Albers – Genel Çağrı
.
.

Kendinden birşeyler kattın
Güzelleştirdin ölümü de
Ellerinin içiyle aydınlattın
Ölüm ne demektir anladım
.

Yer değiştiren ben değildim
Farklılaşan sendin
Sendin bana gelen aynalarla
Sendin bana gelen sendin
.

Artık ölebilirdim
Bütün İstanbul şahidim
Ben kandan elbiseler giydim
Bundan senin haberin var mı
.
(1959, Şubat)
Sezai Karakoç – Körfez

Yazının Tamamını Oku »

.
I
.
her şeyin annesi sensin fırından gelen koku
bir merhaba gönder bana, suratıma kan gelsin
çıkmak için bu kırılgan yokuşu
aferin benim oğluma, allah rahatlık versin
diyecek kimsem yok, bir ödeşme mi yoksa bu.
gitti giden, ağzımın tadı bile
kör bir şahidim ancak çünkü dünya gözüyle
neyi görebilir ki insan,
gerçi fener olsa ne yazar en karanlık sularda
ağaç diker güneşi baltalamak isteyen
güneş ki bizi [...]

Yazının Tamamını Oku »

Sonbahar filminden
.
.

aslında
her şey akşamlıdır dediğimde
vakit henüz çok geçti
ve bir kadın saçları konusunda
bir türlü karar veremiyordu
ama yine de olsundu
madem ki yaşamak üstüne
çokça kuram okumuştuk
ve madem ki uçan çocuklar gibi
acılara uçuşmuştuk
öyleyse bir başka anlamı olmalıydı
yaşıyor oluşumuzun
inanmak gibi falan mesela
direnmek
gücenmek
ya da tükenmek türünden
daha marjinal istekler
yani hepsi bir arada
sen gibi
ben gibi
.
selçuk küpçük – kirletilmiş ölümler kitabı
.

Sanırım şu şarkıyla daha [...]

Yazının Tamamını Oku »

.
rabbim şimdi bir polisi tutuklar gibi
değişik bir hayvan tıkanıyor göğüslerimde
menşei cam çocukların haysiyetiyle
pasiflora anlamında tiren koşayım
koşayım filmlerin adı bu olsun
şehre laciverd bir ceket gibi yakışsın yağmur
rabbim gör rabbim duy rabbim bağışla
rabbim kızın annesi bankada memur
sol yanlarım cumartesi küle çalışsın
mason teşkilatlara çapsın bisiklet
titreyeyim muştalara sapayım kopkor
rabbim kız okula geliyor, yaşasın cumhuriyet!
işte yeniden gür bir kapsül sürçsün [...]

Yazının Tamamını Oku »

Aşık Garip Coğrafyası

Fotoğraf: Ara Güler

II
 
Kentlerin  birçoğunda uzun kavak kalmadı ki gıcırdasın
Ama benim sol yanımda sancı baki…
Anne ne olur ki,
Sıram gelmiş olsun varsın;
Ben ölürsem benden genci var tabii,
Ama Aşık Garip değil hiçbiri.
Ben de olamadım, yokmuş kısmette,
Yaşadıkça Şah Senem’i hissettim
Gerçi Tebriz’, Tiflis’e hiç gitmedim
Gitsem de bulamazdım, eminim.
Anne Yunus ne dediyse hep çıktı
Seylanlar semirdi kuvvetli oldu.
Zayıf kalsalar ne farkederdi…
Nasılsa onlar [...]

Yazının Tamamını Oku »

aşka kaçarken ölüme tutulmak

 
siz orda öyle dururken selvi
güller içinden gülüşüyle sıyrılan
 
siz öyle gözlerime dolarken mai
renkler içinden b/akışıyla parlıyan
 
bu gamsızlık kimden vergidir
yahut ben gafil bir mecnun muyum
nerdeyse yıl oldu civarınızda
gözlerim size tevdi
ölümüm
ölümüm gelene dek size adandım,
bilmem ilginizi çekti mi
 
çalayağmur saçlarım var
yola düş/kün ayaklarım
kederimi ifade için
sararttım dişlerim
suyun gideremediği kirler edindim
ölümüm
ölümüm gelene dek sizi ağladım
bilmem rahat-sız mı ettim
 

 
nutkumu kesmem gerek ölmem
ve [...]

Yazının Tamamını Oku »

ölüme kaçarken aşka tutulmak

 
 hanfendi beni aşka tutmayın
yetişmem gereken bir ölüm var
toprağıma sabırsız
kırmızı bir gülüm var.
-onu incitemem-
rica ederim beni saza tutmayın
demin de bahsettim
bir ölüm üzereyim
teşrif ederseniz size türkü söylerim
sağdan üçüncü kabir
-girişler güle tabidir-
yalvarırım beni şiire tutmayın
anca varırım cebimdeki kafiyelerle
bakın saçlarım telkin vermede
sizinle tanışmak güzeldi ama…
müsaadenizle.
-bakmak güzeldi, gözlerinize-
— sizi kalbimde kimsecikler görmez.
— efendim?

 

Yazının Tamamını Oku »

Önceki Yazılar»